New York’ta halen devam eden ve 16 Temmuz’da tamamlanacak olan 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi için Yüksek Düzeyli Siyasi Forum’da, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’ndaki ilerlemeler değerlendiriliyor. BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Grubu Başkanı Amina J. Mohammed, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu 2026’ya değinerek mevcut küresel tabloyu yorumladı.
Sibel BÜLAY, [email protected]
Her yıl New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi için Yüksek Düzeyli Siyasi Forum (HLPF) Ekonomik ve Sosyal Konsey (ECOSOC) himayesinde düzenleniyor. HLPF’e BM’ye üye ülkelerin yanı sıra sivil toplum, özel sektör, üniversite ve araştırma kuruluşları ve uzmanlar katılıyor.

17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’ndaki (SKA) ilerlemeyi değerlendirmek amacıyla yapılan forumda, her yıl beş SKA dönüşümlü olarak el alınıyor: Kaydedilen ilerleme, başarılar ve karşılaşılan temel zorluklar belirleniyor, yanı sıra öneriler ve başarılar paylaşılıyor.
Ayrıca HLPF’te ülkeler, Gönüllü Ulusal Gözden Geçirme Raporları’nı (VNR) sunmakla birlikte başarılar, edinilen dersler ve gelecek dönem taahhütlerini de uluslararası toplumla paylaşıyorlar.
Dönüştürücü, Eşitlikçi, Yenilikçi ve Koordineli Eylemler
Bu yıl HLPF, 7 Temmuz’da başladı ve 16 Temmuz 2026 tarihine kadar devam edecek. Forumun teması “Herkes için sürdürülebilir bir gelecek doğrultusunda 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve SKA’lar için dönüştürücü, eşitlikçi, yenilikçi ve koordineli eylemler” olarak belirlendi. Ayrıca bu yıl düzenlenen HLPF kapsamında 36 ülke VNR’larını sunacak.
2026 HLPF kapsamında, aşağıdaki SKA’lar ayrıntılı olarak gözden geçiriliyor:
- SKA-6: Herkes için suya ve sanitasyona erişimin sağlanması ve su kaynaklarının sürdürülebilir yö
- SKA-7: Herkes için karşılanabilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişimin sağlanması.
- SKA-9: Dayanıklı altyapının oluşturulması, kapsayıcı ve sürdürülebilir sanayileşmenin desteklenmesi ve yenilikçiliğin teşvik edilmesi.
- SKA-11: Şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirilmesi.
- SKA-17: Uygulama araçlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma için küresel ortaklığın yeniden canlandırılması.
SKA-17, 2030 Gündemi’nin temel motoru olduğu için her yıl HLPF’de ele alınıyor. Bunun iki nedeni var:
- SKA 17, tüm paydaşları bir araya getiriyor.
- Tüm hedeflerin gerçekleştirilmesinde kilit rolü olan finans, teknoloji, kapasite geliştirme, veri ve izleme süreçlerinin her yıl koordine edilmesini sağlıyor.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu 2026
HLPF’in ilk gününde, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Grubu Başkanı Amina J. Mohammed, düzenlenen hibrit basın toplantısında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu 2026’yı (The Sustainable Development Goals Report 2026) sundu.
Başkan Mohammed, raporun tanıtım konuşmasında, bundan yaklaşık 10 yıl önce dünyanın; insanlar, gezegen ve refah için cesur ve evrensel bir eylem planını hayata geçirme yolunda adım attığını anımsattı. Bu sürecin 1992’de başladığını ve 2015 yılında, 2030 Gündemi ile somutlaştığını söyleyen Mohammed, SKA’ların sosyal, çevresel ve ekonomik boyutları bir arada ele aldığını dile getirdi.
“Sağlıktan eğitime, temiz enerjiden diğer tüm hedeflere kadar her amaç; üretken, dayanıklı ve kapsayıcı ekonomilere yatırım yapılmasını gerektiriyor” diye konuşan Mohammed, yayımlanan raporun küresel tabloyu ortaya koyduğunu söyledi.
“Bölgeler ve Ülkeler Arasında Ciddi Eşitsizlikler Devam Ediyor”
Mevcut tablonun gizlediği bir gerçekliğe dikkati çeken Mohammed, “Bazı ülkelerde SKA’lar konusunda kayda değer ilerlemeler sağlanırken, bölgeler ve ülkeler arasında ciddi eşitsizlikler devam ediyor. Bugün elimizdeki bulgular sayesinde iki şeyi güvenle söyleyebiliriz: Birincisi, Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve onun 17 Hedef’i işe yarıyor; insanlar için sonuç üretiyor. Ancak bunu yeterince hızlı, yeterince eşit ve yeterince kapsayıcı biçimde yapamıyor. Dahası, elde edilen kazanımların geriye gitme riski de oldukça yüksek” dedi.
Bu yılın raporunun bu iki hikayeyi birlikte anlattığını vurgulayan Mohammed, insan onuru açısından kaydedilen ilerlemelere değindi: “2020’den bu yana küresel işsizlik oranı istikrarlı biçimde gerileyerek 2025 yılında tarihi düşük seviye olan %4,9’a indi. Son 10 yılda yaklaşık 1 milyar insan güvenli içme suyuna erişim kazandı. Parlamentolarda, yerel yönetimlerde ve şirket yönetim kurullarında kadınların sayısı artmaya devam ediyor; oran yaklaşık %27’ye ulaşarak %30 hedefine yaklaşıyor. Bugün her 10 kişiden 9’u elektriğe erişebiliyor. 10 yıl önce hayatta kalamayacak pek çok 5 yaş altı çocuk bugün yaşamını sürdürüyor. 34 ülke 5 yaş altı çocuk ölümlerini önlemeye ilişkin hedefe şimdiden ulaştı. AIDS nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı üçte bir oranında azaldı. Sosyal koruma sistemlerinden yararlanan insan sayısı tarihin en yüksek düzeyine çıktı. İnternet erişimi ise 2015’te her beş kişiden ikisindeyken bugün yaklaşık her dört kişiden üçüne ulaşmış durumda ve hızla artmaya devam ediyor.”
Mohammed, bütün bu başarıların gerçek ilerlemenin mümkün olduğunu gösterdiğine ve ilerlemenin; siyasi irade, sürdürülebilir yatırımlar ve işe yarayan ortak bir çerçeve olan SKA’lar etrafındaki uluslararası işbirliği sayesinde gerçekleştiğine dikkat çekti.
“Eşitsizliklerin Daha da Büyüme Riski Bulunuyor”
Bugün 2015’e kıyasla çok daha fazla bilgiye sahip olunduğunu ifade eden Mohammed, “Bunun en önemli nedenlerinden biri veridir. Artık daha fazla şeyi ölçüyor, daha doğru ölçüyor ve bunu her zamankinden daha yüksek hassasiyetle yapıyoruz. Ancak veriler aynı zamanda ilerlemenin herkese ve her yere ulaşmadığını da gösteriyor. Dünya ciddi karşı rüzgarlarla karşı karşıya kalırken bu eşitsizliklerin daha da büyüme riski bulunuyor. Raporun anlattığı ikinci hikâye de tam olarak bu” dedi.
Orta Doğu’daki çatışmalara da işaret eden Mohammed, bu çatışmaların küresel ekonomi üzerinde yarattığı zincirleme etkilere değindi. Mohammed, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Deniz taşımacılığı aksadı; enerji, gübre ve gıda tedarik koridorları sekteye uğradı; enflasyon yükseldi. Gazze’de savaş, 77 yıllık insani kalkınma kazanımlarını yok etti. Son yıllarda dünyanın birçok bölgesi tarihin en sıcak yazlarını yaşadı. Öte yandan küresel sıcaklık artışında 1,5°C eşiğinin geçici olarak aşılmasına hızla yaklaşıyoruz. Aynı yıl askeri harcamalar 2,9 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşırken, kalkınma yardımları tarihteki en sert düşüşünü yaşadı. Buna karşın SKA’ların yıllık finansman açığı hâlâ 4 trilyon dolar düzeyinde bulunuyor.”
Yaşanan olumsuz gelişmelerin kaydedilen ilerlemeyi zayıflattığını belirten Mohammed, bu durumun, dünyanın hızla artan nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanmasını engellediğini ifade etti.

“Ölçülebilen Hedeflerin Yalnızca %36’sı Planlandığı Şekilde İlerledi”
Ölçülebilen hedeflerin yalnızca %36’sının planlandığı şekilde ilerlediğinden ya da orta düzeyde ilerleme kaydedildiğinden bahseden Mohammed, “Her beş gençten biri ne insana yakışır bir işe sahip ne de eğitim görüyor. Bu grubun içinde genç kadınların sayısı genç erkeklerin iki katına ulaşıyor. Gıda güvenliği yalnızca sınırlı ölçüde iyileşti ve dünya 2030 yılına kadar açlığı sona erdirme hedefinden hâlâ çok uzak. Yakın geçmişte gördüğümüz gibi, yoksulluk ve açlıkla mücadelede onlarca yılda elde edilen kazanımlar bir pandemi, bir savaş ya da iklim kaynaklı bir felaket nedeniyle sadece birkaç ay içinde ortadan kalkabiliyor. Rapora göre hâlâ 273 milyon çocuk okul dışında bulunuyor. Her üç kadından biri yaşamı boyunca şiddete maruz kalıyor ve bu oran son 20 yılda neredeyse hiç değişmedi. Engelliler ayrımcılığa diğer insanlara kıyasla üç kat daha fazla maruz kalıyor. Dahası, bunların önemli bir bölümü istatistiklere dahi yansımıyor” dedi.
“Ancak şunu açıkça söylemek isterim: Bu, hedeflerin başarısızlığı değildir. Hedefler doğru ve ulaşılabilirdir” diye konuşan Mohammed, “Dört yıl süren kapsamlı istişarelerle hazırlanmış kapsayıcı bir gündemdir. Ve siyasi irade ile gerekli kaynaklar sağlandığında gerçekten sonuç vermektedir. Asıl sorun uygulama araçlarında yaşanan, derinleşen krizdir. Pek çok ülkeden, gerekli araçlara sahip olmadan verdikleri sözleri yerine getirmeleri bekleniyor. Finansman açıkları, borç baskısı, zayıflayan uluslararası işbirliği ile teknoloji ve veriye eşitsiz erişim ilerlemeyi yavaşlatıyor” şeklinde konuştu.
“Uluslararası Finans Mimarisi Acilen Reforme Edilmeli”
Gelişmekte olan ülkeleri daha iyi destekleyebilmek için uluslararası finans mimarisinin acilen reforme edilmesi gerektiğinin altını çizen Mohammed, şunları ifade etti: “Bu kapsamda çok taraflı kalkınma bankalarının kredi kapasitesinin artırılması ve en az gelişmiş ülkeler ile küçük ada ülkeleri ve gelişmekte olan devletler için anlamlı borç hafifletme mekanizmalarının hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.”
Yapay zeka ve yeni nesil teknolojilerle kalkınmanın hızlandırabileceğini belirten Muhammed, “Bunun gerçekleşebilmesi için mevcut eşitsizliklerin giderilmesi gerekir. Şunu da hatırlatmak gerekir ki, 2015 yılında yapay zeka gündemde değildi. Bu nedenle SKA’lar içinde buna özel bir hedef bulunmuyor. Bugün ise dijital kamu altyapısına, bağlantı olanaklarına ve dijital becerilere yatırım yapılmasına, ayrıca gerçek anlamda teknoloji transferine ihtiyaç duyuyoruz. Böylece bu araçlar yalnızca az sayıda kişinin değil, herkesin kullanımına sunulabilir. Aynı durum veriler için de geçerlidir. Medellín Çerçevesi, kime ulaşıldığını ve kimin geride kaldığını daha iyi görebileceğimiz veri sistemlerini güçlendirecektir” dedi.
Anlattıklarının tümünün temelinde üç kritik taahhüdün yer aldığına dikkat çeken Mohammed, “Birincisi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi tüm hedeflerin başarısını mümkün kılan temel unsurdur. Her zaman söylediğimiz gibi, SKA-5 diğer bütün hedeflerin bağlandığı ana istasyondur. İkincisi, yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılmasıdır. İran’daki savaşın tetiklediği enerji güvenliği krizi dahi bu dönüşümü hızlandırmak için bir fırsat sunmuştur. Üçüncüsü ise sürekli artan askeri harcamalara değil, kalkınma araçlarına yatırım yaparak barışı öncelemektir” dedi.
Bugünün belirleyicisi olan küresel sorunların, ülkelerin tek başına hareket etmesiyle çözülemeyeceğini vurgulayan Muhammed, “Bu raporun ortaya koyduğu kanıtlar bir gerçeği açık biçimde gösteriyor: SKA’lara ulaşmak hâlâ mümkündür. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için daha büyük bir aciliyet, daha geniş ölçekte eylem, daha güçlü dayanışma ve daha kararlı bir ortak irade gerekiyor” sözlerini söyledi.
Bu tercihin şimdi yapılması gerektiğinin altını çizen Mohammed, “2030’a yalnızca dört yıl kalmışken, mevcut gidişatı değiştirecek son ve belirleyici atılımı gerçekleştirmek zorundayız” diyerek konuşmasını tamamladı.







