#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
madenyasasi kapak

Zeytinlikleri için Direnen Köylüler Açlık Grevi Başlattı: “Bu Yasa Bizim Ölüm Fermanımızdır”

Zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını öngören kanun teklifine karşı Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden yerel ve ulusal kurumlarla birlikte demokratik kitle örgütleri TBMM önünde bir araya geldi. Ankara’da iki haftadır zeytinlikleri için nöbet başlatan köylüler de açlık grevi yapma kararlarını duyurdu.

Kamuoyunda “Süper İzin” yasası olarak da bilinen ve TMBB gündemindeki Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifine karşı Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası, TBMM Dikmen Kapısı önünde bir eylem gerçekleştirdi. Eyleme, 64 yerel ve ulusal kurumla birlikte demokratik kitle örgütleri destek verdi.

Eylemde “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları atıldı ve “Toprağımızı vermiyoruz” ortak pankartı arkasında bir araya gelindi. Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelenlerin temsil ettikleri kentler tek tek selamlandı. Eylemin basın açıklamasını Raziye Yıldırım ve Nursel Çakır gerçekleştirdi.

madenyasasi

“Yasa Köylüleri Topraklarından Koparacak”

Raziye Yıldırım yaptığı açıklamada halk olarak TBMM önünde olduklarını belirterek torba yasayla ormanların, korunan alanların, meraların, zeytinliklerin, tarım alanlarının ve su varlıklarının tehdit altında olduğunu vurguladı.  Yıldırım ayrıca “Bu torbanın içinde işgal var” diyerek, yasanın köylüleri topraklarından koparacağını, göçe zorlayacağını belirtti.

“Geleceği ve Doğayı Korumak için Ankara’dayız”

Söz alan Nursel Çakır ise Ankara’ya geleceği ve doğayı korumak için dördüncü kez geldiklerini, yaşam haklarından vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Çakır, sözlerini tüm milletvekillerine seslenerek bitirdi ve milletvekillerini bu yasaya karşı durmaya davet etti.

Alkışlar ve sloganlarla sonlanan basın açıklamasının ardından Toprağımızı Vermiyoruz Kampanya Grubu’nu temsilen bir grup TBMM’ye milletvekilleriyle görüşmeye girdi. Diğer grup da iki haftadır Cemal Süreya Parkı’nda torba yasaya karşı nöbette olan İkizköylüler ile dayanışmaya geçti.

Köylüler Açlık Grevi Başlattı

Zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını öngören kanun teklifine karşı Ankara’da iki haftadır nöbet tutan köylüler, seslerinin duyulmaması üzerine açlık grevi başlatma kararı aldı. 3 Temmuz’dan bu yana Ankara’daki Cemal Süreya parkında nöbet tutan köylüler, Maden Yasası teklifi geri çekilene kadar nöbetten ve açlık grevinden geri adım atmayacaklarını duyurdu.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yurttaşlar, TBMM Dikmen Kapısı önünde yaptıkları açıklamada, yasanın geri çekilmemesi halinde kararlılıklarını sürdüreceklerini vurguladı.

“Bu Yasa Geçerse Biz Yok Oluruz”

Grup adına konuşan Esra Işık, “Bu yasa geri çekilene kadar açlık görevindeyiz. Bizi göz göre göre öldürecekseniz kendiniz bilirsiniz. Biz bu topraklar için ölürüz de dönmeyiz demiştik. Ölmek var, dönmek yok dedik. Dönmüyoruz!” diye konuştu.

Işık, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Her şeyimizi feda ettik. Evde gebe ineğimizi, ailelerimizi, topraklarımızı bıraktık ama bizi ne gördünüz ne duydunuz. Bu yasa, bizim ölüm fermanımızdır. Herkes bilsin, bu yasa geçerse biz yok oluruz, üretim yok olur, toprak yok olur, yaşam yok olur.”,

“Yaşam Hakkımızı Elimizden Alamazsınız”

Köylülerden Ayişe Günay ise “Atatürk’ün Meclisi’nde, halkın Meclis’inde siz bizim adımıza karar veremezsiniz. Yaşam hakkımızı elimizden alamazsınız. Bu yasayı geçirtmiyoruz, izin vermiyoruz. Yasayı geri çekmezseniz, bu saatten sonra yemiyoruz, içmiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Köylüler, kanun teklifinin geri çekilmesi talebiyle nöbetlerine ve açlık grevine devam edeceklerini belirtti.

“Maden Yasası Geri Çekilene Kadar Açlık Grevindeyiz!”

İkizköy Çevre Komitesi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Haftalardır sesimizi duymayan Meclis’e, şirketler için yasa çıkaran vekillere, yanımızda olan tüm köylülere ve yurttaşlara son sözümüzü Dikmen kapısı önünde söyledik: Maden Yasası geri çekilene kadar açlık grevindeyiz!” dedi.

“Suyumuz, Toprağımız, Ormanlarımız Tehlikede!”

“Suyumuz, toprağımız, ormanlarımız tehlikede!” ifadeleriyle sosyal medya hesabından bir açıklama yapan TEMA Vakfı da “Doğal ve kültürel varlıklarımız yalnızca sağlıklı bir yaşamın değil, geleceğimizin de temelidir. Onları korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” diyerek yurttaşlara, yasa teklifinin reddedilmesi için tüm partilerden milletvekillerine acilen ulaşmaları çağrısında bulundu.