#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Çocuk İşçi

Dünyadaki 138 milyon Çocuk İşçinin 54 milyonu Tehlikeli İşlerde Çalışıyor!

Dünya ölçeğinde kaydedilen ilerlemelere karşın dünya genelinde hâlâ 138 milyon çocuk işçi bulunuyor ve bu çocukların yaklaşık 54 milyonu tehlikeli işlerde çalışmaya devam ediyor. Sahraaltı Afrika, çocuk işçiliğinin en yoğun görüldüğü bölge olmaya devam ederken, önümüzdeki beş yıl içinde dünyada çocuk işçiliğini sona erdirebilmek için ilerleme hızının bugünkünün 11 katına çıkması gerekiyor.

Küresel ölçekte çocuk işçiliğinde 2000 yılından bu yana neredeyse yarı yarıya azalma yaşansa da dünya, çocuk işçiliğinin 2025 yılına kadar tamamen ortadan kaldırılması hedefini gerçekleştiremedi.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çocuk işçiliğinin dünya genelindeki yaygınlığına ve onu ortadan kaldırmak için gerekli eylem ve çabalara dikkat çekmek amacıyla 2002 yılında “Çocuk İşçiliğine Karşı Dünya Günü”nü başlattı. 12 Haziran olarak belirlenen gün kapsamında dünya ölçeğinde hükümetler, işçi ve işveren örgüleri ve sivil toplum kuruluşları bir araya getirilerek bu büyük soruna odaklanılıyor.

Öte yandan geçen yıllar boyunca farkındalığın artışıyla çocuk işçiliğinde önemli bir azalma sağlanmış durumda. 2000 yılında 264 milyon olan çocuk işçi sayısı, 138 milyona düşerek neredeyse yarı yarıya azaldı. Ancak mevcut ilerleme hızı hâlâ yeterli değil. Dünya, çocuk işçiliğinin 2025 yılına kadar tümüyle ortadan kaldırılması hedefini gerçekleştiremezken, önümüzdeki beş yıl içinde de çocuk işçiliğini sona erdirebilmek için ilerleme hızının bugünkünün 11 katına çıkması gerekiyor.

Öncelik Nitelikli Eğitim ve Evrensel Sosyal Koruma

Çocuk İşçiliğine Karşı Dünya Günü’nün 2026 yılı teması ise “Çocuk İşçiliğine Kırmızı Kart: Çocuklar için Adil Oyun, Yetişkinler için İnsana Yakışır İş” olarak belirlendi. 2026 teması çocuk işçiliğini önleyen ve çocukları bu durumdan kurtaran politikalara yönelik daha güçlü adımlar atılması çağrısında bulunurken, önceliğine nitelikli eğitim ve evrensel sosyal koruma başlıklarını alıyor. Yanı sıra yetişkinler için insana yakışır iş ve yeterli geçim olanaklarının yaratılması, çocuk işçiliğine karşı daha güçlü yasaların ve etkin denetimin sağlanması, daha iyi izleme sistemlerinin oluşturulması, tarım sektöründe ve tedarik zincirlerinde sorumlu uygulamaların hayata geçirilmesi çağrısı yapılıyor. Sözü geçen adımların atılması büyük bir aciliyet taşıyor, çünkü kaydedilen ilerlemelere karşın dünya genelinde hâlâ 138 milyon çocuk işçi bulunurken, bu çocukların yaklaşık 54 milyonu tehlikeli işlerde çalışmaya devam ediyor.

Asya ve Pasifik Bölgesi Önemli İlerlemeler Kaydediyor

Dünya ölçeğinde bölgelere göre dağılıma bakıldığında Sahraaltı Afrika, çocuk işçiliğinin en yoğun görüldüğü bölge olmaya devam ediyor. Dünyadaki çocuk işçilerin yaklaşık üçte ikisi, yani 87 milyon çocuk, bu bölgede yaşıyor. Çocuk işçiliği oranı %22’ye gerilemiş olsa da nüfus artışı, süregelen ve yeni çatışmalar, aşırı yoksulluk ve yetersiz sosyal koruma sistemleri nedeniyle toplam sayı önemli ölçüde değişmeden kalıyor.

Çocuk işçiliğinde 2020 yılından bu yana en olumlu ilerlemeyi ise Asya ve Pasifik bölgesi kaydediyor. Bölgede çocuk işçiliği oranı %6’dan %3’e düşerken, çocuk işçi sayısı da 49 milyondan 28 milyona geriledi. Böylelikle Asya ve Pasifik Bölgesi, 2020’den bu yana en büyük ilerlemeyi kaydetti. Çocuk işçiliği oranı %6’dan %3’e düşerken, çocuk işçi sayısı da 49 milyondan 28 milyona geriledi.

Verilere göre çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu alan hâlâ tarım sektörü. Bu çocukların %61’i tarım sektöründe çalışırken, %27 ile ev içi işler, pazarlarda mal satışı gibi faaliyetlerden oluşan hizmet sektörü tarımı takip ediyor. Çocukların %13’ü de madencilik, imalat ve üretim faaliyetlerinden oluşan ve daha tehlikeli koşullara sahip sanayi sektöründe çalışıyor.

UNICEF ve ILO’dan Yol Haritası

Çocuk işçiliğinin sona erdirilmesini hızlandırmak amacıyla UNICEF ile ILO, hükümetleri şu adımları atmaya çağırıyor:

  • Ailelerin çocuklarını çalıştırmak zorunda kalmaması için evrensel çocuk yardımları da dahil olmak üzere sosyal koruma sistemlerine yatırım yapmak,
  • Risk altındaki çocukları belirlemek, korumak ve desteklemek amacıyla çocuk koruma sistemlerini güçlendirmek,
  • Özellikle kırsal bölgelerde ve krizlerden etkilenen alanlarda tüm çocukların kaliteli eğitime erişimini sağlamak,
  • Yetişkinler ve gençler için insana yakışır iş olanaklarını artırmak; çalışanların örgütlenme ve haklarını savunma özgürlüklerini güvence altına almak,
  • Sömürüyü sona erdirmek ve tedarik zincirleri boyunca çocukları korumak için yasaları etkin biçimde uygulamak ve şirketlerin hesap verebilirliğini güçlendirmek.